6 Mart 2019 Çarşamba

BİYOLOJİK VE KİMYASAL SİLAHLAR



  KİMYASAL SİLAHLAR

 Kimyasal silahlar, insan üzerinde fiziksel ve psikolojik tahrip etkisi yapmak üzere kimyevi maddelerin zehirleyici özelliklerinden yararlanılarak üretilmiş olan maddelerdir. Bu maddeler, cansız olmaları nedeniyle, çoğalmaları veya insandan insana veya diğer canlılara bulaşmaları söz konusu değildir. Ancak içerdikleri kimyevi maddeler nedeniyle insan üzerinde tahrip edici etkileri vardır.

 Kimyasal silahlar fizyolojik etkilerine göre; boğucu, kan zehirleyici, sinir yıpratıcı ve bozucu, yakıcı, kusturucu ve insanların gözlerinden yaş getiren (göz yaşartıcı) maddeler olarak sınıflandırılır.

 Kimyasal savaş maddelerinin savaş alanında kullanımı ilk defa I. Dünya Savaşı sırasındadır. Almanlar tarafından klorin gazının bulunduğu bidonların kapaklarının açılması ve rüzgâra bırakılarak gazın dağılması yöntemi ile kimyasal savaş başlamıştır. Hemen arkasından Fransızlar 1915'te fosgen gazını cephane içine koymuşlar ve bu şekilde Alman mevzilerine atmışlardır. Bu kullanım, sonrasında kimyasal silahların kullanımına temel oluşturmuştur.

 Haziran 1917'de ise yine bir ilk olarak Almanlar, kusturucu bir gaz olan Difenilkloroarsin (DA) maddesini hardal gazı ile eş zamanlı olarak kullandı. Difenilkloroarsinin hardal gazı ile birlikte kullanılmasının sebebi olarak; bu gazın, gaz maskesinin çıkarmasına neden olması ve dolayısıyla Hardal gazının daha etkili olmasını sağlaması gösterilmektedir.

 Sinir gazları, Almanlar tarafından 1930 yılında bulunmuş ve II. Dünya Savaşı esnasında geliştirilmiştir. 1936'da Alman kimyageri Gerhad Schrader, böcek ilacı üzerinde çalışırken Tabun (GA) gazını buldu. Gerhad Schrader iki yıl sonra daha da zehirli olan Sârin (GB) gazını keşfetti. Almanların elinde çok büyük miktarda Tabun doldurulmuş cephane bulunmasına rağmen bunları kullanmak yolunu seçmemişlerdir.

  II. Dünya Savaşı'nın ardından galip gelen devletler sinir gazları ile ilgilendiler. Britanyalılar özellikle bir miktar Sârin (GB) gazını ele geçirdi ve bunu inceleme olanağı buldu. Sovyetler ise Almanların Sârin (GB) üretim fabrikalarından birini ülkelerine taşıdı. ABD, Sârin (GB)'nin parçacıklı bomba ile kullanımını ve bunun cephaneye uyarlanmasını tasarladı. Topçu roketleri, mermiler ve püskürtme tankları üretildi.

  Fransa, Birleşik Krallık ve Kanada, Sârin (GB)'nin test amaçlı üretimine başladılar. ABD Sârin (GB) için büyük ölçekli üretime girdi. Sovyetler ABD'ye göre daha küçük ölçekte aynı tip üretime girişti. Ruslar, Soman (GD) üretimine de başladılar. 1950'lerde, Britanyalı bilim adamları sinir gazının diğer bir kategorisini oluşturan V gazını buldular. ABD ve İngiltere değişik işlemlerle V maddesinin diğer formu olan VX'i üretti.



 1960'larda ise toplum hareketlerini önlemeye yönelik, ancak öldürücü olmayan gazların geliştirilmesine devam edildi. CS ile tanımlanan göz yaşartıcı bu maddeler, mukozaya yüksek derecede zarar veren maddelerdir. CS maddesi ilk defa İngiltere tarafından üretilmiş ve kullanılmıştır. Aynı yıllarda öldürücü olmayan bir diğer madde olarak uyuşturucu maddeler ortaya çıktı. Bunların standart tipi BZ olarak tanımlanmıştır.

BOĞUCU GAZLAR:

  Maskesiz personelin solunum sistemine girerek kandaki oksijen miktarını azaltan ve bu nedenle asfiksi sonucu ölüme yol açan bir gazdır.

Fosgen: Normal olarak kısa etki süreli bir kimyasal maddedir I. Dünya Savaşında geniş bir şekilde kullanılmış ve kimyasal madde ölümlerinin %80´inin bu gaz nedeniyle olduğu belirlenmiştir. Üzerinde en fazla araştırma yapılan gazlardan biridir.

Simgesi: CG
Kimyasal ismi: Karbonil klorür
Kokusu: Yeni biçilen taze ot veya yeşil mısır
Rengi: Renksiz gazdır.
Etkilenme hızı: 1-3 saat arasında etkisini gösterir.

Difosgen: Diğer bir boğucu gazdır. Fosgene göre baskın tarzında bir sürpriz yapmaz; çünkü difosgen önce gözlerde hafif yaş gelmesiyle kendini belli eder. Etkileri genel olarak fosgen gibidir.

Simgesi: DP
Kimyasal ismi: Triklorometil kloroformat
Kokusu: Yeni biçilen taze ot veya yeşil mısır
Rengi: Renksiz sıvı
Etkilenme hızı: 1-3 saat arasında etkisini gösterir.

SİNİR GAZLARI:

  Vücudumuzdaki sinir sistemlerinin dengesini bozarak felç meydana getirip saf dışı eden çok zehirli bileşiklerdir. Çok küçücük bir damlası bile insanı öldürebilir. Son yıllarda kendi başına sinir olmayıp, birleşince tehlike yaratan çift sinir maddeleri de üretilmiştir.



Tabun: Renksizken kahverengine kadar renklenebilen bir sıvı olup, renksiz bir buhar verir.

Simgesi: GA
Kimyasal ismi: Etil N, N-dimetil Fosforo Amidosiyanidat
Kokusu: Saf halde kokusuz olup, buharlaştığı anda hafif meyve kokusu salar
Rengi: Buharları renksiz
Etkilenme Hızı: Çok Hızlıdır.

  Fizyolojik etkileri: Burun akması,göğüsün sıkışması, görüşün zayıflaması, nefes almada güçlük, aşırı terleme, kasların kasılması (kaslar çok fazla kasıldığı için bel ve omurga kemikleri kırılır.), kusma, göz bebeklerin küçülmesi ve görüşte bulanıklık, sendeleme, şaşkınlık, uyuşukluk, çırpınma, koma, nefesin kesilmesi ve ölümün meydana gelmesidir. Genellikle öldürücü doz alındığında, ölüm 1-10 dakika içinde meydana gelir.

Sârin: Renksiz bir sıvı olup buharı da renksizdir. Son derece etkili ve öldürücü bir gazdır. Renksiz ve kokusuz olup, teşhisi ve sezilmesi zordur.

Simgesi: GB
Kimyasal ismi: Izopropilmetil fosdonofloridat
Kokusu: Sarımsağımsı Bir Kokudur
Rengi: Yoktur
Etkilenme Hızı: Çok Hızlıdır
Fizyolojik etkileri: Tabun ile aynıdır.



Soman: Özelikleri diğer sinir gazları gibi olup, meyve kokulu; yabancı maddeler ile karıştırıldığında ise, kâfur kokuludur.

Simgesi: GD



V Maddeleri: VX standart V maddesidir. Bu sıvılar kalıcı sinir maddeleridir. Renksiz ve kokusuz olup, çabuk buharlaşmazlar ve donmazlar. Bu nedenle etkileri günlerce sürebilir. Bitkiler tarafından da emilebilirler. Çıplak tenden emildiğinde, diğer sinir gazları ile aynı etkileri gösterirler. Bu maddeler kirletilmiş bölgeler, mayınlanmış bölgeler gibi yerlerde etkilidirler. Sârinden çok daha fazla zehirlidir. 1952 yılında bir böcek ilacı firması daha etkili ve güçlü bir ilaç üretmeye çalışırken yanlışlıkla keşfedilmiştir.



KAN ZEHİRLEYİCİ GAZLAR

 Kan Zehirleyici maddeler, öncelikle vücuda solunum sisteminden geçerler. Oksijenin kandaki Hemoglobin maddesi ile birleşmesini önleyerek, ölüme neden olurlar. Genelde meyve çekirdeği kokusunda ve pis kokuludurlar. Bu yüzden kendilerini hemen belli ederler. Maske süzgeci bu gazlarda çok çabuk bozulur ve elden çıkar. Çok uçucu bir gaz olduğu halde, maruz kalan insanı 15 dakikada öldürebilir. Çeşitleri ve Simgeleri:

Hidrojen siyanür
Simgesi: AC
Kimyasal ismi: Siyanitrik asit

Siyanojen klorür
Simgesi: CK
Kimyasal İsmi: Siyan klorür

Arsin
Simgesi: SA
Kimyasal ismi: Arsenikli hidrojen

YAKICI GAZLAR

  Bu gazlara kabarcık gazları da denilmekte olup; cildi, solunum organlarını ve gözleri etkilerler. Genelde sıvı olarak kullanılırlar. Dokunulduğunda veya buharları ile bu sıvılar; cildi, gözleri ve solunum organlarını yakar ve derin yaralar açarlar. Çeşitleri şunlardır:

H: İperit
L: Levzit
HD: Artırılmış İperit
HL: İperit Levzit Karışımı
CX: Fosgen Oksim
DP: Fenildiklorarsin
ED: Etildiklorarsin
MD: Metildiklorarsin
Bunlar temelde pis kokulu olup; sarımsak, balık ve küf kokuları çıkarırlar.

KUSTURUCU GAZLAR

 Kusturucu maddeler kargaşalığı kontrol altına almak ile kullanılırlar. Savaş gazı olarak düşünülmezlerse de eğitimsiz kıtalara maskeyi çıkarttırmak amacıyla diğer gazlarla aynı anda veya hemen öncesinde kullanılabilirler. Aşağıda belirtilen üç kusturucu madde, normal olarak katı halde bulunurlar. Isıtıldıklarında buharlaşır ve sonra yoğunlaşıp zehirli aerosollar oluştururlar. Arazi koşullarında kusturucu maddeler, etkisinde kalanlara büyük rahatsızlık verirler. Bu maddeler kapalı yerlerde bırakıldıklarında, çok ağır hastalığa veya ölüme neden olurlar.

Difenilklorarasin
Simgesi: Da
Kimyasal İsmi: Difenilklorarasin
Kokusu: Yoktur
Rengi: Yoktur
Etkilenme Hızı: 2-3 dakikada etkisini gösterir.

  Fizyolojik Etkileri: Gözün tahrişi, burunda sıvı boşalması, hapşırma, öksürme, şiddetli baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma meydana gelir. Bütün bu etkiler 30 dakika kadar sürer ve geçer. Ortam çok yoğunsa, etkilerin devamı birkaç saat sürebilir.

Adamzit
Simgesi: Dm
Kimyasal İsmi: Difenilklaminokloroarsin veya Fenilsazinklorid
Kokusu: Yoktur
Rengi: Yoktur
Etkilenme Hızı: Difenilklorarasinden biraz daha yavaştır
Fizyolojik Etkileri: Difenilklorarasin ile aynıdır etkiler 3 saat kadar sürebilir.

Difenilsiyanoarsin
Simgesi: DC
Kimyasal İsmi: Difenilklaminokloroarsin veya Fenilsazinklorid
Kokusu: Yoktur
Rengi: Yoktur
Etkilenme Hızı: Difenilklorarasinden biraz daha yavaştır
Fizyolojik Etkileri: Difenilklorarasin ile aynıdır etkiler birkaç saat kadar sürebilir.

KARIŞIKLIK BASTIRICI GAZLAR

  Göz yaşartıcı gazlar: Bu maddeler gözyaşı akmasına ve cildin tahrişine neden olurlar. Eğitimlerde ve kargaşalığın kontrolü dışında ender kullanılırlar.

Kloroasetofenon: Hoş kokulu bir gözyaşı olup, elma çiçeği gibi kokar, anında tesir eder, gözlerden yaş getirir, üst solunum yollarını ve cildi de güneş yanığı gibi etkiler. Mide bulantısı da yapabilir. Kısa etkilidir

Simgesi: CN

CNC: Kimyasal ismi yoktur, kloroasetofenon'un kloroform içindeki çözeltisidir.

Simgesi: CNC
Kokusu: Kloroform
Etkilenme hızı: Kloroasetofenon aynı

CNS: Kimyasal ismi yoktur. Kloroasetofenon, kloropikrin ve kloroform karışımıdır.

Simgesi: CNS
Kokusu: Sinek kâğıdı gibi kokar.
Etkilenme hızı: Çok hızlı
Fizyolojik etkileri: Kloroasetofenon ve boğucu gazların etkilerine benzer. Özellikle akciğerlerde, haftalarca sürebilir.

CNB: Kimyasal ismi yoktur Kloroasetofenon ve benzin ve Karbontetraklorür'deki çözeltisidir. Etkileri kısa olup, anidir. Kloroasetofenona benzer.

Simgesi: CNB
Kokusu: benzin gibi kokar.

BBC: Kurşun hariç, madenlere karşı aşındırıcı etkilidir. Demir ile tepkimesinde patlayabilir. CNB'den daha az tesirlidir

Simgesi: BBC
Kimyasal ismi: Brombenzil siyanür
Kokusu: biberimsi bir koku
Etkilenme Hızı: Ani etkilli

CS: Biber Gazı
Simgesi: CS
Kimyasal İsmi: o-Klorobenzalmalononitril
Kokusu: biber gibi kokar
Etkilenme: Çok hızlı
Fizyolojik etkileri: Burun akması, hapşırma, öksürme ve gözlerden yaş getirir fakat etkileri 5-10 dakika sürer. Bu nedenle eğitim amaçlı kullanılır.


UYUŞTURUCU GAZLAR

BZ: Kuinuklidinil benzilat: Bu madde uyuşturucu bir kimyasal madde olup, etkilediği insanları, oluşturduğu fizyolojik ve zihinsel etkilerle önemli bir süre etkisiz hale sokar. Bu etkilerden iyileşme, etkileme süresi sonunda tam anlamda olur. Bu maddelerden bir kısmı felç, körlük ve sağırlık gibi geçici fiziksel etki gösterirler. Bir kısmı ise yine geçici olarak akıl hastalıklarına neden olur. Bu uyuşturucular, sürekli kayıp oluşturmazlar, sadece geçici etki gösterirler. Bu açıdan kargaşalığı kontrol altına alma maddeleri olarak kullanılırlar. Çevre halkına ve birliklere zarar vermediklerinden, herhangi bir durumda kontrol altına alabilecek asgari gereksinmelerde kullanılırlar.

Simgesi: BZ
Rengi ve Kokusu: Atılışta hafif bir duman gösterirse de renksiz ve kokusuzdur
Fizyolojik Etkileri:
Alışılmış normal faaliyetler sürdürülemez
Kuru ciltte kızarıklar
Kalp çarpıntısı
Baş ağrısı ve dönmesi
Şaşırma ve korkma hissi duyma
Uyuşma
Vücut ısısının yükselmesi


  BİYOLOJİK SİLAHLAR

 Daha çok askeri amaçla kullanılan ve mikropların, virüslerin yardımıyla düşman bölgesinde hastalıklar çıkartılmasına yarayan silahlardır.  İnsanlara, hayvanlara ve bitkilere karşı kullanılmak üzere üç ayrı gruba kullanılır. Biyolojik silahları kullanmakta ki amaç; düşmanın savaşma yeteneğini, dolaylı olarak veya doğrudan doğruya azaltmaktır.  Bu amaca insanın insanlara saldırması suretiyle ulaşılabilir.

 Aynı zamanda, ekinlere, evcilleştirilmiş hayvanlara veya ikmal maddelerine saldırıp, destek olanaklarını sınırlamak suretiyle dolaylı olarak da ulaşılabilir. Birçok tarihi dokümanlarda mikropların, insanların doğuşundan daha öncede mevcut olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle; mikropların ve dolayısıyla insanların hastalıklar tarafından tehdidi yeni değildir. İnsanlara karşı kullanılan; doğrudan insan toplulukları arasında salgın hastalık veya ölümlere sebep olmak üzere kullanılan biyolojik silahlardır.

 Hayvanlara karşı kullanılan; doğrudan doğruya insan ihtiyaçlarını karşılayan hayvanlar arasında salgın hastalıklar yaymak, öldürmek ve böylece insanların gücünü azaltmak için kullanılır.

  Bitkilere karşı kullanılan; bitkileri yok eden veya gelişmelerine engel olan biyolojik silahlardır. Bitki veriminin azalması veya tamamen yok olması da insanların savaş gücünü kırar.  Az miktardaki biyolojik silahlar, büyük insan topluluklarında hastalık meydana getirebilirler. Küçük bir tüp içerisinde milyonlarca mikro-organizma veya toksin madde taşınabilir. Çağımızın gelişen ulaştırma araçlarının artan hızları sebebiyle hastalığın başlaması ve bulaşması çok daha kolay olur.  Çeşitli hastalıkların tanımlanmaları çok güç olduğundan korunma tedbirleri almadan yayılabilmektedirler. Biyolojik silahlar her ne kadar tesis, bina ve malzeme üzerinde zarar meydana getirmezlerse de bunlar vasıtasıyla canlılara bulaşabilmektedirler.  

  Bilhassa rüzgârla çok kolay yayılabilmektedirler.  Deri, göz, solunum ve sindirim sistemleri ile insan, hayvan ve bitkilere nüfuz ederek hastalık yaparlar. Tarih boyunca insanlar birbirleri ile yaptıkları mücadele ve savaşlarda, savaşı kazanmak için her türlü vasıtaya başvurduğu ve her türlü silahı denediği görülür.

  I. Dünya Savaşında kimyasal maddelerin, II. Dünya Savaşında da nükleer silahların kullanılması buna güzel bir örnektir. Bu yeni tip silahlar özellikle NBC silahları arasında en az tanınan Biyolojik Silahlardır. Biyolojik silahlar bugüne kadar önemli savaş silahı olarak kullanılmamış olmakla birlikte, bütün dünya ülkelerince Biyolojik Silahlar geleceğin silahı olarak kabul edilmekte ve gerekli önem verilmektedir. Çeşitli ülkelerin biyolojik savaş laboratuvarlarında çok büyük bir gizlilik içerisinde yeni biyolojik silahlar tasarlanmakta ve geliştirilmeye çalışılmaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder